5.Bölüm: Ev alma, komşu al -Şangay’da ev ya da oda bulma maceram

Bir önceki bölümü kaçıranlar hemen tık tık: 4.bölüm: Sahte Ev Sahibi

 

BİR HAFTADA EV BULMAM LAZIM

Yeni bir ev bulmak için bir hafta sürem var. Zaman kısıtlı, gündüz çalışıyorum, sadece akşamları ev bakabiliyorum. Ama ev için çılgın rekabet var, bazı ev sahipleri akşam müsait olmayınca o evleri ziyaret bile edemiyorsunuz.

Bütün bunların arasında en önemlisi cevabıyla birlikte bünyeye boğum boğum oturan şu soruydu:

 Tek başıma mı yaşayayım yoksa yine ev arkadaşlarım mı olsun?

İşte burda sevgililerin ya da evli çiftlerin avantajı akla geliyor, ortak bütçe ile kendi yaşam alanını kurma şansı. Artı, benim o zaman aldığım maaş Şangay için cücük kadar olduğundan tek başıma bir ev tutmamın imkanı yoktu, yine ev arkadaşlarımın olması gerekiyordu. İçimden dedim ki “inşallah iyi insanlara denk gelirim…”.

AKIL OYUNLARI

Bu arada ev sahibinin mesajı ile öğreniyoruz ki Bobby ortaya çıkmış ama ortaya çıkması da pek hayır olmamış çünkü bizimle konuşmadan ev sahibine şöyle bir teklif yapmış:

Onları yarın evden çıkartın ben size 12,000 RMB ödeyeceğim 

Sivri zekaya bakın! Daha önce kira 9,000 RMB iken şimdi 12,000RMB teklif ediyor. Eeee bizi evden çıkartınca da başka birilerine daha yüksek fiyata kiraya verecek ki nehrin suyu kesilmesin, Çakaaaaallll! Yok yetmedi, ŞEREFSİZZZZ! Sen gel bizim arkamızdan iş çevir, karma da seni bulmasın olduuu!

Ev sahibinin bize söylemesindeki neden de artık Bobby’e güvenmemesi. Tabi olayın bir de şu boyutu var. Şangay’daki çoğu ev sahibi azıcık fazla parayı gördü mü yelkenleri suya indiriyor. Ev sahibi, Bobby’e güvenmiyor ama döndü dönecek o derece. Adama oturduk anlattık, sen buna izin verirsen bu bizden sonra başkalarını bulacak ve senden daha fazla para kazanacak dedik. Sihirli cümle de buymuş  “SENDEN DAHA FAZLA PARA KAZANACAK“. Ev sahibine dank etti, sonunda. Ev sahibi, bize Bobby ile olan kira kontratını iptal edeceğini ama depozitolarımızı Bobby’den almamız gerektiğini söyledi. Olay da bu adam ortalarda yok.

Bu sırada Çinli kız hepimiz için karar veriyor ve ev sahibine biraz daha fazla kira ödersek taşınmak zorunda kalmayız. Bacım problem de bu, benim maaşım ancak bu kadarına yetiyor. Yeni durum şöyle olacakmış, ben ve çift kiradaki artışı karşılayacakmış ve Malezyalı çocuk misafir tuvaleti büyüklüğünde bir odada kaldığı için onun ekstra para ödemesine gerek yok diyor. Ben anlatamıyorum, durumum müsait değil diye tabi Çinli abla bu durumu algılayamıyor. Muhtemelen gitsin bu köyüne diye de düşünüyordur. Bir keresinde İstanbul’u köy  zannetmişti:) Coğrafyadan sıfır, otur hahaha!

Bu arada evi karafatmalar mı basmadı, durup dururken duşa kabin mi kırılmadı, ayakkabılarım mı çalınmadı..Bunları da ayrı bir yazıda anlatacağım. En sonunda dedim ev bulamasam da okulun kampüsüne yerleşirim. Okulumu da Kurtköy’deymiş gibi düşünebilirsiniz, o kadar uzak.

YURTDIŞINDA İYİ KOMŞULARIN VARSA SIRTIN YERE GELMEZ

Bu arada kurucusu olduğum Expat Neighbors platformu sayesinde komşularımdan biri durumu öğreniyor ve onlarda kalmam için ısrar ediyor. “Kampüste kalırım size rahatsızlık vermiyim” diyorum ama kızıyor ve “ben daha önce okul kampüsünde kaldım, çok kötü bir tecrübe kimsenin öyle izole yaşamasını istemem” diyor. Kabul ediyorum.

Üst kat komşusunu da getiriyor ve eşyalarımı yolun karşısındaki apartmana taşımaya başlıyoruz.

    

Vietnamlı-Kanadalı kız ile İngiliz sevgilisi evlerinde bir odayı açtılar bana ve içime sinen bir ev bulana kadar rahat rahat kalabileceğimi, telaş etmememi  gönülden söylediler. Kiraya katkıda bulunmak istediğimi söylesem de şiddetle reddettiler.

Büyüklerimiz ne demiş

Ev alma, komşu al.

Nereye gidersen git bu böyle! Ama özellikle yurtdışında komşuluk bağları en güçlü bilgi kaynaklarından biri. Böyle büyük kalpli komşularınız varsa sırtınız yere gelmez. Bir hafta sonra bu tatlı çiftin evinde bu güzel gün doğumuyla uyanıyordum ve akşam geldiğimde de son derece güzel zaman geçiriyorduk. Ben Türk yemekleri yapmaya çalışırken o da bana Vietnam yemekleri yapıyordu. Eve geç gelen sevgilisi de yemekten artakalanları yiyordu. Ben onun yaptığı balık sosu yiyemezken o da benim tarhana çorbasını yiyemiyordu:) Damak tadındaki ayrılıklara rağmen gördüğüm destek beni çok duygulandırdı.

      

ŞANGAY’DA EV YA DA ODA BULMA MACERAMIN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİ

Daha önce neler oldu diye sorarsanız o zaman önceki bölümleri okumak için aşağıdaki fotoğrafların üstüne tık tık:

Bir sonraki bölümde yukarıda kısaca bahsettiğim evdeki gariplikleri anlatacağım.  Takipte kalın;) Hala takibe almadıysanız da çaktırmadan hemen aşağıdaki linklerden takipler, beğeniler gelsin:

TIK TIK: Facebook, Instagram, Youtube, Twitter

Şangay’dan kucak dolusu sevgiler

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CommentLuv badge