13. Bölüm – Yurtdışında hayat toz pembe mi?

Merhaba canlar,

Güzel kalpli bir okuyucumun dediği gibi dizi haline dönen Şangay’da ev ya da oda bulma maceramın kritik bölümüne geldik. Şimdiye kadar ki bölümleri okuyup güzel mesajlar gönderen, yorumlar bırakan her cana çok teşekkür ederim.

Bulunduğum yurtta iki buçuk ayım dolmuştu ve 3.aya giriyorduk. Önümüzdeki aylarda beni zorlu bir süreç bekliyordu. Bu zorlukları şöyle sıralayayım:

TÜRK VATANDAŞLARINA GETİRİLEN VİZE UYGULAMASI

2016 yılından itibaren Türk vatandaşlarına bireysel turist vizesi kalktı. Grup vizeleri de zorlaştırıldı. Şangay’da kalmak için çalışma vizemin yenilenmesi şarttı.

ŞANGAY’DA ÖĞRETMENLER İÇİN YENİ DÜZENLEME

Şangay ve Çin’in diğer 1.statü şehirlerinde sadece anadili İngilizce olan ülkelerden gelenlerin İngilizce öğretebileceği, diğer milletlerden gelenlerde de bu ülkelerdeki 4 yıllık bir okuldan mezun olması şartı aranacağı duyuruldu. Bunun seninle ne alakası var diyebilirsiniz, ben de dedim. Ama okullar kendilerini güvene almak için kişinin öğreteceği alan farketmeksizin sadece anadili İngilizce olan ülkelerin vatandaşlarını işe alacaklarını duyurdular. Benim Şangay’da 3 yıllık tecrübem olmasına rağmen bir sonraki sene ne olacağını bilmiyordum.

ACİLEN YENİ İŞ BULMAM GEREKİYORDU

Çalıştığım okuldaki son yılımdı ama kontratı yenilememek için pek çok sebebim zaten vardı. Okul da sadece belirtilen ülkenin vatandaşlarını işe alacağını duyurunca tekrar belirsizlik bulutuna girmiştim. Çalışma izni olmadan ülkede yasal olarak duramayacağımdan her an bavulum elimde durumundaydım. Zaten Şangay’daki gurbet hayatımda iniş çıkışlar oluyordu, olması da normaldi ama bu defa ki bana çok sert ve zor gelmişti. Hemen yeni bir iş bulmam gerekiyordu.

EKİBİM

Beni en çok üzen de Expat Neighbors için tam yazılım ekibimi kurmuşken ya vize yüzünden ülkeye giremezsem durumuydu.  Ekibimi de paniğe ve belirsizliğe sürüklememek için onlarla bu durumu paylaşmadım. Alpha sınıfı girişim seçildiğimiz Hong Kong Rise Teknoloji konferansına aplikasyonumuzun protitipini yetiştirmek için tam gün işimden çıkıp akşamları ekibimle çalışıyorduk ama  vize durumunun belirsizliği beni günden güne endişelendiriyordu.

KALACAK YENİ BİR YER BULMAM GEREKİYORDU

Yeni bir okul bulsam da bu sefer yazın 2 ay maaşsız kalacaktım. Makul fiyatlı bir ev bulup 3 aylık kira, bir aylık depozito ve evi bir emlak ofisi vasıtasıyla bulmam durumunda kiranın %30’u olan komisyonu da ödeyebilmem gerekiyordu.

Bunca belirsizlik içinde yapılabilecek en iyi şey elimden geleni yapmaktı ve gerisini Evren’e bırakmaktı. Anlayacağınız üzere Çin’de vize durumu insanı en çok meşgul eden konuların başında geliyor.

İŞ VE VİZE SORUNUNU NASIL ÇÖZDÜM?

Okuldaki yöneticilerden biri Türk olduğum için Şangay’da iş bulamayacağımı söylese de ben hemen iş aramaya başladım. Uluslararası bir okulun “işletme ve ekonomi öğretmeni” ilanını görünce hemen başvurumu yaptım. İki demo ders verip iki tane mülakatı da geçtikten sonra İşletme ve Ekonomi Öğretmenliği teklifi almayı beklerken İşletme Bölüm Başkanlığı teklif ettiler. “Serbest düşüşe geçmeye başladığınızda Evren sizi tutuyor” dememin sebeplerinden biri de bu olaydır. 2 hafta içinde iş bulmuştum ama olay iş bulmakla bitmedi. Türk olduğum için okulumun benim için vize başvurusunda bulunup bulunamayacağının da kesinleşmesi iki hafta sürdü.  Böylelikle hem iş hem de vize sorununu çözmüştüm.

Aşağıdaki fotoğraf da okulun son gününden gelsin.

SONUNDA KENDİ EVİME ÇIKIYORUM

Geriye ev bulup yurttan çıkmak için bir haftam kalmıştı.  Artık evimi kimseyle paylaşmak istemediğime kesin karar vermiştim. Sorun 1+1’lerin çok pahalı olmasıydı, 9bin-10bin RMBlerden bahsediyorum . Bir gün arkadaşımın wechat’inde bir ev ilanı gördüm. Eski tip Çin sitelerinde bulunan, içi yeniden tasarlanmış, 1 oda 1 salon ev için  4,500  RMB isteniyordu. Hemen mesaj atıp evi görmek istediğimi söyledim. Emlak ajansından kızla ve ev sahibinin babası ile sitenin önünde buluştuk. Ne siteymiş ama, resmen içeride kaybolduk, daracık yollar, aynı tip evler. Sitede herkes Çinli, bu bir yandan da hep istediğim bir şeydi. İngilizce bilmeyen Çinlilerle konuşarak Çincemi geliştirme fikri kulağa daha da güzel gelmişti. Evi gezdim diyemiyorum, zaten ufacıktı. Giriş katında, alçak tavanlı bir evdi ama güzel ve minimalist tasarımı ile hoşuma gitmişti.

Ben fiyat için pazarlık yaparken Çinli komşular da eve geldi. Bu yabancı kim diye merak etmişlerdi heralde, baya da sıcak insanlara benziyorlardı.

Şangay’da ev sahiplerinin İngilizce konuşması sık rastlanan bir durum değil ama bu ev sahibi akıcı İngilizce konuşan biriydi, bu da benim için bir artıydı.

Ev sahibiyle 4,200RMB’de anlaştık. Ertesi gün apartmanı tutttum ve herşey peşin ödendi. Artık bir evim vardı ama Türkiye’ye uçak bileti alacak param kalmamıştı…

Bazı yazılarımda ve röportajlarda “ben arkamda şirketle gelmedim” diyorum, bunu söylememdeki amaç şirketiyle dünyanın değişik ülkelerinde yaşayanlara laf atmak değil, amacım tek başına bütün bunlarla ilgilenmenin zor olduğunu sizlere göstermek. Bu yaşadıklarım üzerine bir de  Instagram‘dan ya da Facebook‘tan, “ohhh hayat sana güzel” ya da “baba parasıyla gez tabi”  ya da “şu evi tut da biz de kurtulalım sen de” diye mesajlar geliyor, ahhh diyorum keşke öyle olsa…Tek başına sıfırdan bir hayat kurmak insanın kendi ülkesinde kolay değilken, ben bunu uzaylı olarak algılandığım bir ülkede yapıyorum. Uzaylı dememin diğer bir sebebi de bazı meslekleri yapmak için üzerinde alien(uzaylı) yazan bir sertfika alınması gerekiyor:)

Şangay’da ev ya da oda bulma maceramın önceki bölümleri için TIK TIK

Bir sonraki maceramızda görüşmek üzere!

Şangay’dan sevgiler

3 Comments

  • Evrenin seni serbest düşerken kucaklaması, senin iyi kalbinin bir sonucu bence☺️Yurtdışındaki hayatı toz pembe göstermemek bence o kadar güzel ve cesurca ki, bunu sanırım yine en iyi bu çabayı gösteren anlar.. Hepimiz adına kocaman teşekkürler ve ellerine sağlık ❤️

    • While Travelling dedi ki:

      Ne güzel bir yorum bu, çok teşekkür ederim:) Keşke sosyal medyanın estirdiği pozitif rüzgarlarla birlikte insanlar bu hayatın zorluklarını da gösterebilse…bir kez daha teşekkür ederim bu harika mesajın için, Şangay’dan sevgiler

  • irfan sarıgül dedi ki:

    merhabalar

    Öncelikle bitmek bilmeyen neşeli ve enerji dolu tavırlarınız çok hoş, önümüzdeki aylar için çini bir haftalık iş seyahati için ziyaret etmek istiyoruz. bu noktada kalınacak yer ve tercümanlık konusunda biz yardımcı olur musunuz?

    Teşekkürler

Uzaktaki Minik Kız için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CommentLuv badge