Yurtdışında kalbimde Atatürk

Yurtdışındayken özlediğim çok şey oluyor…annem, ailem, arkadaşlarım, ülkemin lezzetli yemekleri, boğaza karşı çay simit, vapurda martılara simit atmak (şu an simitin kırıntılarını bile yerim o ayrı 🙂 ), sahilde yürüyüşler, Belgrad Ormanı’nda koşu, Galata’tan şehre bakış, Eminönü’nde balık ekmek….siz sayın ben kabul ediyim…

Ama öyle biri var ki gözleri, değerleri kalbimden, aklımdan hayatımdan hiç eksilmiyor, katlanarak artıyor…Atatürk, atam!

Yurtdışındayken gündemi gazetelerden ya da televizyondan takip etmeyi azalttım, yurtdışında bu haberler insanı daha fazla etkiliyor …ammaa özellikle ne zaman ki 29 Ekim, 30 Ağustos, 10 Kasım gelir, bu günlerde yüreğim daha da kabarıyor, daha da özlüyorum, hem gurur duyuyorum hem yokluğunu daha net hissediyorum…

Uzundur yazamıyordum ama bugün yurtdışındayken Atatürk özlemini yazıya dökmek geldi içimden…

Gözlerimin önünden geçiyor okulda bu günleri kutlamalarımız, hem gururlu olup hem de izlediğimiz belgeselden dolayı hıçkıra hıçkıra özlemle ağlamamız…Sabahları yüreğimizden haykırarak okuduğumuz “Türk’üm, doğruyum, çalışkanım…”…

Şimdi yurtdışındayım…

10 Kasım’da saat 9’u 5 geçe Türkiye’de sirenler çalarken Çin’de öğlen 2’yi 5 geçe ben ne yapıyorsam bırakıp saygı duruşuna geçiyorum, metroda, yolda, sınıfta (tabi önceden ayarlıyorum, çocuklara soru veriyorum çözmeleri için neyse ki şimdiye kadar öğretmenim diye seslenip ilginç bir durum yaşamadık)…sadece o tek yürek olmayı, herkesin aynı anda saygısını ve sevgisini göstermesini, bunu yaşamayı özledim…

Çalışma masamda hala Atatürk’ün “İstikbal göklerde!” resmi duruyor…

Sabahları çocuklar okulda Çin marşını okunurken benim kalbimde İstiklal Marşı yankılanıyor…

Ders anlatmak için girdiğim sınıflarda Atatürk’ün resmini  arıyorum…

Dünya’nın her yerinden gelen öğrencilerime Atatürk’ü anlatıyorum, arkadaşlarıma Atatürk’ü anlatıyorum…

Çantamı alıp başka ülkeleri keşfe çıktığımda aynı zamanda ülkelerin tarihlerine de dalıyorum, liderlerini okuyorum…Kamboçya’da bir liderin ülkede yaptığı soykırımın izlerine de tanık oldum…Tayland halkının krallını bağırlarına basıp sevgiyle selamlayıp dokunmak için ağladıklarını da gördüm….

Ama Atatürk bambaşka…halkının yanında hep birlikte savaşması, bize öğrettiği değerler, gösterdiği kararlılık, ileri görüşü, imkansız gibi dururken küllerinden Türkiye Cumhuriyeti’ni kurması, getirdiği devrimler…onu görmeyenler bile onun için gözyaşı döküyor, onu anlatıyor ve ilkelerini yaşatıyor…Türk milleti olarak çok şanslıyız…

Annneannem ilkokul öğretmeniydi ve hep Atatürkle ilgili hikayelerini anlatırdı….dizine oturup dinlemeyi çok severdim…onu birebir görmenin nasıl olduğunu hayal etmeye çalışırdım…

Biliyorum ki nerde olursam olayım Atatürk’ün kalbimdeki sevgisi ve değerleri asla silinmeyecek ve yurtiçinde ve yurtdışında onun en iyi temsilcisi olacağız çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi

Ey yükselen yeni nesil! İstikbal sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk, onu devam ettirecek sizlersiniz.

Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen Türk istiklal ve cumhuriyetini ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Her defasında okuyup motivasyonla dolduğum, ilham aldığım Atatürk’ün bazı sözlerini buraya da yazıyorum:

Bir millet, zenginliğiyle değil, ahlak değeriyle ölçülür.

Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.

Egemenlik, kayıtsız şartsız ulusundur.

Bağımsızlık, uğruna ölmesini bilen toplumların hakkıdır.

Ulusun bağımsızlığını, yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır.

Bilim ve fen nerede ise oradan alacağız ve ulusun her bireyinin kafasına koyacağız.

Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir.

Bir ulus, sımsıkı birbirine bağlı olmayı bildikçe yeryüzünde onu dağıtabilecek bir güç düşünülemez.

Cumhuriyet, düşüncesi hür, anlayışı hür, vicdanı hür nesiller ister.

Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.

Ey kahraman Türk kadını, Sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar önemlidir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanı şaşırtacak bir nitelik alır.

Öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar. Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.

Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir.

Ben sporcunun çevik ve namuslusunu severim. Spor, ahlaktır.

Söz konusu oIan vatansa, gerisi teferruat.

Yüksek Türk! Senin için yüksekIiğin hududu yoktur. İşte parola budur.

NERDE OLURSAK OLALIM SENİ SEVGİYLE VE ÖZLEMLE ANIYORUZ…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CommentLuv badge