Siem Reap’tan merhaba

Siem Reap’tayım…Bu anı o kadar uzun zamandır bekliyordum ki…Şu an havaalanınnda uçağın yanında durmuş gözlerimi kapatıp sıcak esen rüzgarı hissetmeye çalışıyorum…Sonunda burdayım, şükürler olsun! Bu arada  1dereceden 28 derece sıcaklıktaki bir yere gelmek müthiş bir şey!

Rüzgarı dinlerken arkadan biri İngilizce seslenir “hadi devam et”diye…Gözlerimi açtığımda görürüm ki alanda bir ben varım bir de görevliler…Haydi bakalım içeri doğru yürümeye başlayalım da macera başlasın…

Böyle geleneksel havaalanlarına bayılıyorum!

Şimdi ilk işim vize almak! Bu arada 2014-2015 içinde bir aylık turist vizesi 30$, aklınızda bulunsun! Bunu da havaalanına ayak bastığınızda hallediyorsunuz. Valla havaalanında vize almak en güzeli, hiç önceden öyle tonla dökümanla uğraşmıyorsunuz ama alanda fazla vakit geçirdiğim için sona kaldım ve şimdi vize için baya bekleyeceğim gibi duruyor, neyse acelemiz yok.

IMG_0459

Bir yandan fotoğraf çekip duruyorum ama “fotoğraf çekmeyin” tabelasını da hep sonradan fark ediyorum, nedendir bilmem haha.

Polisler gecenin bu vaktinde baya sıkı çalışıyorlar.

IMG_0465

Pasaportumu diğer departmana verip bana da “yan tarafta bekleyin” lütfen dediler…

Geçtik yan tarafa, ohhh yine kalabalığın en arkasındayım, ne güzel…

IMG_0462

Neyse ki hiçbir kış kıyafetimi/ayakkabımı almadım/giymedim, yoksa bu kız gibi 28 derecede kaşınıp duracaktım. Tabi, bu sefer umarım dönüş yolunda Şangay’da buz kesmem haha.

IMG_0463

5 dakikada vizemi aldım, nasıl güzel bir şaşkınlıktır bu! Kalabalığın en arkasında sıramı beklerken, adı ilk okunan kim? Ben haha…”Evrim hanım nerdesiniz?”i duyunca “burdayım ama gelemiyorum?” diyip kalabalığı işaret edince bütün kafalar bir anda bana döner ve açılan daracık yolda ben zıplaya zıplaya öne gidip vizeyi alıp kalabalığı geride bırakırım.

Bir ay burada olunca lokal sim kart almak mühim. Hangisini seçsem bilemedim. Önünde bir tane müşterisi duran bayiye doğru gidiyorum.

IMG_0474

Harika bir paket aldım, sınırsız internet, yurtdışı aramaları ve mesajlaşmalar da dahil 10$ tuttu. Böylelikle bizimkileri aramak için wifi bulma derdi de kalmadı.

IMG_0469

Dil eğitimine havaalanında başlıyoruz. Şatış elemanı kız bana basit Kmer kelimeleri öğretmeye başlar:

Merhaba: Jum-reap-soo-a

Teşekkürler:Or-koon

Özür dilerim: Saok-sta-y

Simkart hazır, internet de çalışıyor artık havaalanındaki kalabalığa el sallama vakti geldi, en sevdiğim an haha.

IMG_0475

“Siem Reap’ta nerede kalacaksın?” diye sorarsanız henüz ben de bilmiyorum. Haftalardır bilinen hostellere bakıyorum ama hepsi dolu. Artık birebir gidip şansımı deneyeceğim.

Havaalanının dışında beklerken lokal bir çocuk bana doğru gelir

Çocuk: “Tuk tuk ister misin?”

Ben: “evet”

Çocuk: “Nereye gideceksin, nerede kalacaksın?”

Ben: “Şehir merkezi, bakıcaz artık”  dememe kalmadı çocuk çantamı aldı yürümeye başladı.

Ben: “ee nereye gidiyoruz, tuk tuku buraya getirsen ya?”

Çocuk: “burda çok para kesiyolar, o yüzden tuk tuk hemen havaalanının dışında bekliyor.”

Neyse yürüdük, yürüdük ve siyah bir arabanın yanında durduk. Çocuk bagajı açtı benim çantayı yerleştiriyor, şöyle arabaya bir baktım, bildiğin lastiğinden camına kadar simsiyah bir araba, dışarıdan bakınca içerisi de gözükmüyor, bana geldiler tabi..

Ben: “bu baya tutucu bi tuk tuk! Kuzum  nerde tuk tuk?”

Çocuk: “tuk tuk bozuldu.”

Şaka gibi, daha iyi bi yalancı olsaydın ya çocuğum!

Ben: “o kadar diil, ben buna binmem.” diyip çantayı aldım. Çocuk da arkadan bak bulamazsan bu saatte tuk tuk falan diyip durduama ben gerisin geri havaalanına yürümeye başladım. O sırada gerçek bir tuk tuk çıkagelince bir ohhh durumu yaşamadım değil hani.

Güneydoğu Asya’da seyahat ederken en çok sevdiğim şeylerden biri tuk tuka atlayıp, püfür püfür gezmek. Dört bir yanı açık olunca fotoğraf çekmesi ayrı bir keyif, tam benlik.

Biz şehir merkezine doğru yol alıyoruz ama yollar gitgide daha bir toz, duman karışımı oluyor…Nefes almak zorlaşmaya başlayınca da başı gözü eşarpla kapamak son çaremiz oldu.

IMG_6924

Ben tuk tukta fotoğraf çekmek için bir sağa bir sola yer değiştirirken tuk tuk şöförü “çantalarını bacaklarının arkasına koyarsan daha güvenli olur” diyip beni sağdan soldan geçen motorsikletlilere karşı uyardı. Uyardı iyi güzel de benim bir çanta neredeyse benim kadar büyük, nasıl saklayayim koca çantayı diye düşünürken, çantayı orta boşluğa koyup  üstüne oturunca sanki daha bir iyi oldu haha.

IMG_0480

Bakalım bu karanlıkta ne kadar sürede bir otel/hostel bulacağım. En son ne zaman kalacak yer ayarlamadan bambaşka bir şehre doğru yola çıktınız? Hikayenizi bizimle paylaşıp aşağı yorumlarınızı bırakırsanız çok sevinirim.

Her bir gününüzü yaşanası kılmayı unutmayın!

Bir sonraki makaleye kadar görüşmek üzere!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CommentLuv badge