Ben kimim?

HAKKIMDA

 Bayanlar baylar “While Travelling” Blog’a hoş geldiniz!

Sizi burada gördüğüme çok sevindim.  While Travelling’in hakkında biraz daha bilgi sahibi olmak istediğinizi görüyorum, ama öncelikle size birkaç soru sormama izin verin:

  • Ekonomik olarak, daha iyi ve daha sık seyahat etmek istiyor musunuz?
  • Seyahat ederken hayatınıza değer katmak mı istiyorsunuz?
  • Seyahat ederken farkındalık mı yaratmak istiyorsunuz?
  • Seyahat ederken ya da yurt dışında yaşarken sağlıklı ve fit kalmaya devam etmek mi istiyorsunuz?

Eğer öyleyse, doğru yerdesiniz.

Önce ben başlıyorum ve daha da fazlası, daha önce neler yaptığımı, geçmişi, şimdiki zamanı ve neden bu blogu kurduğumu, nasıl devam ettireceğimi ve sizin için neler yapabiliceceğimi de konuşacağız. “Merhaba” demek ya da kendinizden bahsetmek isterseniz sizden haber almak beni elbette çok mutlu eder. Haydi başlayalım.

While Travelling Blog kim?

1654596_571745572915972_552697621_o

Ben Evrim Kanbur.  İstanbul’da doğdum, Türk’üm ama bu aralar burnumdan dolayı beni İtalyan’a, gözlerimden dolayı İspanyol’a, hatta sebebini söylememe gerek yok ama latine benzetenlerin sayısı gittikçe artıyor haha…. Alın size bir dünya vatandaşı…Girişimci; Ekonomi, Uluslararası İş ve Psikoloji Öğretmeni; İş Geliştirme profesyoneli ve seyahat blogerıyım. Koşmaya, en iyi anları yakalamak için fotoğraf ve video çekmeye, bisiklet sürmeye, kamp yapmaya bayılıyorum …Daha da önemlisi hayallerimi takip etmeyi seviyorum ve size de bu konuda cesaret vermeye ve oturduğunuz şu kanepeden sizi kaldırmaya kararlıyım!

1654596_571745572915972_552697621_o

Evrim’in beklenmedik yolculuğu…Herşey nasıl başladı?

Geçmiş geçmiştir…

Üniversite’de okurken bir yandan da iş dünyasına hazırlanmak için İş Portföy, IMKB, İş Yatırım ve Fitch Ratings’te staj yapıyordum…Her bir dakikasına, her bir anına bayıldığım zamanlardı…Her an yeni bir şey öğreniyordum, araştırıyordum, öğrendiklerimi kullanıyordum…Hem kişisel hem de profesyonel alanda gelişiyordum…Her anını mutlulukla hatırladığım zamanlardı…Harika hem de tek kelimeyle harika insanlarla tanıştım, bu yüzden minnettarım, onlar kendilerini biliyorlar!

Mezun olur olmaz danışmanlık alanında Dört Büyükler olarak bilinen Deloitte’ta denetçi olarak çalışmaya başladım. 3,5 sene sonunda iş geliştirmeye yönelerek yerel bir mobil ödeme firmasında iş geliştirme müdürü olarak çalışmaya devam ettim. Sonra dünyanın en büyük bilgisayar oyunları şirketlerinden Riot Games beni buldu. 5 mülakattan sonra iş geliştirme müdürü posizyonunda çalışmaya başladım ve sonrasında Ödemeler Sistemi Ülke Müdürlüğüne terfi ettim.

Bu anlattıklarım sadece bir özet…detayları daha sonra yazacağım…şimdilik diyebilirim ki bu hikaye çok gözyaşı, hayat boyu sürecek arkadaşlar ama aynı zamanda sahte arkadaşları da, harika müdürler ama aynı zamanda berbat müdürleri de içeriyor….Harika hikayeler içerdiği gibi hasta olup 20 kilo kaybetmeyi, tükenmişlik sendromuna girip bazı insanların gerçek yüzünü görmemi de içeriyor…Fark ettim ki bu geleneksel sisteme uyum sağlamak için o kadar yorulmuşum ki aslında kendi dünyamı görmezden gelip kim olduğumu bulmayı bırakmışım…Kendi yolumu izlemediğimi anlamamı sağlamak için hayat benim kafama tuğlalar atıp duruyordu…Bense gözlerimi açmamak için direniyordum…Sanki adeta olasılık körlüğüne tutulmuştum…KENDİME ODAKLANMAYI UNUTMUŞTUM!

DEĞİŞİM AZ ÖTEDEYDİ

2013 değişimin ve aksiyonun yılı oldu…O kadar değiştim ki, geriye dönüp baktığımda “vay be” demekten kendimi alamıyorum…Yıllar içinde fark ettim ki kabiliyetlerimiz ve yeteneklerimizin sadece kendimize yardımcı olmak için bize verilmediğini, aynı zamanda başkalarının da yükselip parlamalarına yardımcı olmamız için bunlarla donatıldığımızın farkına vardım.

Okul yıllarında her zaman spor konusunda aktif bir öğrenciydim, ama yardımseverlik koşucusu “charity runner” olmak hem sporu hem de yardımı aynı platformda birleştirdiği için çok daha tatmin edici ve hayatıma anlam katan kararlardan biri oldu. İyi bir sebep için koşup çocukların daha iyi bir eğitim almaları için ve omurilik felci geçirmiş kişilerin hayata katılmasını bir nebze de olsa kolaylaştıran akülü tekerlekli sandalyeleri almalarını sağlayan koşuculardan biri oldum. Bu değişimimin ilk aşamasıydı.

Normalle olan bağımı kopardığım gün, sihirli hayatımın ilk  günüydü. -Jeremy Chin-

Seyahat etmeyi her zaman seviyordum ama bir şekilde farkında olmadan kendimi geri çekiyordum…sadece bir gün hayallerimi gerçekleştireceğimi umuyordum. Çoğu zaman kendimi harika yerlerin fotoğraflarına bakarken, ilham kaynağı olabilecek yazıları ve gerçek hikayeleri okurken buluyordum ama bir şeyler eksikti….Bu size de tanıdık geldi mi?  “Harekete geçmek”…Sadece hayal ediyordum ama harekete geçemiyordum. Kendimi bundan dolayı şikayet ederken bulduğum bir an vardı ki işte o an artık içimdeki o sesi daha fazla görmezden gelmemin imkanı yoktu… Yalnız kalsa da gittikçe güçlenen iç sesim tüm ciğerleriyle çığlık atıp, bütün organları  ile nefes almaya , beni sarsıp , bir zamanlar çevresine örmüş olduğum duvarları yıkmaya çalışıyordu. Sonunda,  hayatımda yapmış olduğum en iyi şey olan değişime direnmeyi bıraktım.

Şimdi neredeyim?

sh-me

“İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ AN” KENDİMİZ ÜZERİNDE ÇALIŞTIĞIMIZ ZAMANDIR

Şubat 2013’te zor bir karar verdim…geleneksel düzeyin dışında bir karar, yurt dışında yaşama kararı…annemden, ailemden uzakta yaşamaktan dolayı zor bir karardı…ama biliyorum ki fedakarlıklar olmadan, konfor alanınızın dışına çıkmadan gerçek değişim olmuyor…

Gerekli hazırlıklar sonrasında Şangay’dan gelen Ekonomi ve  Uluslarararası İş alanında öğretmenlik teklifini kabul etmemle hayatım tamamen değişti…22 Ağustos 2013 itibari ile Şangay, Çin’de çalışmaya başladım. Aynı zamanda seyahat etmeye devam ettiğim için de makalelerimi Şangay’dan ve dünya’nın herhangi bir yerinden yazıyor oluyorum.

Çince öğrenmeye başladım, çubuklarla yemek yemeyi öğrendim ki bu da ayrı bir hikaye haha, Kungfu öğrenmeye başladım, yabancı bir ülkede ayaklarımın üzerinde durmayı öğrendim, Hong Kong’a uçarken yanlışlıkla Business sınıfına aldılar beni hahaha, girişimciliğe adım attım, kimse inanmasa bile kendime inanmaya başladım…Ruhsal ve fiziksel olarak daha özgür hissetmeye başladım…

“BEN”İN GÜCÜ

ASIL ÖNEMLİ OLAN BU BASİT SORUYA NASIL CEVAP VERDİĞİMİZDİR: “BEN KİMİM?”

İnanıyorum ki ben farklıyım, güçlüyüm, kararlıyım, güzelim, harikayım, değerliyim…Bunu okuyanlar diyebilir ki “bu nasıl bir ego” haha çünkü çoğumuz kendimize böyle güzel sözler söyleyerek büyütülüp eğitilmiyoruz…Ben kendimi bir kraliçe gibi taşıyorum, egoyla değil, başkasından daha iyi olarak değil, tam tersine sessiz bir güvenle…çünkü biliyorum ki bu kainata sunacağım harika şeyler var! ve sizin de öyle! Doğru “Ben”e sahip olduğunuzda, hayatınıza kainatın güzelliklerini çekersiniz….kelimeler elektrik gibidir…doğru kullanıldığında ışık gibi bizi aydınlatır ama yanlış kullanıldığında öldürecek güce sahiptir…Kim olduğunuza karar vermek size kalmıştır!

Ben bir girişimciyim…Kendi vaktimi yönetebilmek için, doğum gününde annemin yanına uçabilmek ve onu dünyanın çeşitli yerlerine götürmek, hayatta bir fark yaratabilmek, ileride çocuklarıma ve torunlarıma harika hikayeler anlatabilmek,  ayrımcılığın olmadığı bir çalışma ortamı yaratabilmek için, üretkenliği, yaratıcılığı artırmak ve kaynaklarımızı komünite ile paylaşabilmek ve daha iyi bir dünya yaratmak için…İçinizde sizi ayakta tutan o tutkuyu bulduğunuzda, kalbinizi koyduğunuzda çevreniz de bunun farkına varacak ve kapılar açılacak….bu sayede Çin’in İngilizce yayın yapan televizyon kanalı (ICS TV) ve Şangay Daily Gazetesi tarafından 2015’in fark yaratan 10 yabancı ismi arasında seçilip Uluslararası Mükemmeliyet Ödülü’ne aday gösterildim…görüyorsunuz, kendi içinizdeki hazineye siz değer vermedikçe yapacağınız hiç birşey sizi ileri taşımaz…önce siz kendinize değer verip, sevdiğiniz alana dört elle sarılacaksınız, kolay değil ama değer…günde 19 saat çalışıyorum desem “yok artık!” diyenler olabilir ama ben sevdiğim şeyi yaptığım için bana yük gibi gelmiyor….Bahsettiğim tutku böyle bir tutku!

Ben bir öğretmenim…Ekonomi, Uluslararası İş ve Psikoloji öğretiyorum…neden? çünkü genç hayatlara dokunup onları doğru kararlar vermelerini sağlayacak gerekli araçlarla donatıyorum….Farklı kültürden hayatları etkilemeye bayılıyorum, gözlerinin içindeki o ışığı görmek beni mutlu ediyor…Öğrencilerime diyorum ki “farklı bir öğretmenle tanışmaya hazır olun çünkü buraya bir fark yaratmaya geldim, sıkıcı bir profesöre dönüşmek için değil, her biriniz benim için değerlisiniz!”, bu şekilde bir eğitim verdiğinizde ne oluyor biliyor musunuz? mezun olduktan sonra dünyanın her yerinden size yağan emailleri düşünün, “teşekkürler diyen”, “sonunda sizin hayat şeklinizi yaşıyorum” diyen, benim yazılarımı okuyup kırsal kesimlerdeki okullarda gönüllü olan çalışma arkadaşlarım…Öğretmenler bilir haftada 30 saat ders vermenin ne demek olduğunu…severek yaptığınızda her şey daha güzel geliyor…

Ben bir gezginim…değişimimin diğer bir adımı ise ne istediğimi ve onu ne kadar çok istediğimi fark etmemle başladı…Seyahat etmek, ama sadece seyahat etmek değil, aynı zamanda farklı kültürler görmek, hayatlarının doğal seyrindeki lokal insanlarla tanışıp ilham veren hikayelerini, deneyimlerini dinlemek ve orada yaşayıp çalışarak yeni yerleri derinlemesine deneyimlemek . İnsanların hayatlarını inanılmaz ve büyüleyici yapanın aslında bu değerli anılar olduğuna inanıyorum. İşte bu yüzden “While Travelling” Blogu kurdum…Burada hem İngilizce hem de Türkçe yazılarımı paylaşıyorum…

Ne, neden ve nasıl yaparım….

“While Travelling” Blog’u  seyahat fikrini yaymak ve deneyimlerimi paylaşmak  için başlattım çünkü seyahatin hayatlar üzerinde büyülü bir etkisi olduğuna ve herkesi tamamıyla değiştirebileceğine inanıyorum.

Seyahat etmek belirli yerleri keşfetmekten daha fazlasıdır; bu, yaşama fikrinin içine giden derin ve sürekli bir değişimdir. -Miriam Beard-

Profesyonel ve kişisel gezilerimi sizinle paylaşarak seyahat ederken de hayatınıza değer katmayı, dünyayı görmeniz için ilham kaynağı olmayı ve dünyanın dört bir ucundaki hayatları birlikte değiştirerek farkındalık yaratmaya kararlıyım.

Dünyayı değiştirebileceğini düşünecek kadar çılgın olan insanlar,  dünyayı değiştirenlerdir. -Apple INC-

Bu yolculukta bana katılın ve ekonomik olarak, daha iyi ve daha sık seyahat ederek hayata anlam katma ve farkındalık yaratma fikrini olabildiğince fazla sayıda seyahat eden ve seyahat ederek hayallerini gerçekleştirmek isteyen insanlara ulaştırmama yardımcı olun.

Sizinle burada buluştuğumuza çok sevindim, hep ben konuşursam olmaz değil  mi? Sizden de haber almak yorumlarınızı okumak isterim….Diğer bölümlere geçmeden ya da gitmeden önce en son haberleri almak için üye olmayı, beğenmeyi ve takip etmeyi  unutmayın!

Bunun gibi daha bir çok güzel makale direkt posta kutunuza gelsin!

12 Comments

  • fikret dedi ki:

    Merhaba,
    Çin’e şanghay ve diğer yerlere geçmişte iş gezilerim olmuştu. ilk defa önümüzdeki haftaYuyao’ya gitmem gerektiğinde bir araştırma yapayım dediğimde karşıma çıktınız.
    Öncelikle gerçekten tebrik etmek isterim çok temiz bir site ve anlatımla karşılaştım.
    Bölgesel farklılıklar var mıdır bu seyahatimde göreceğim ama Yuyao’nun ağaçlarına tırmanma fırsatı bulacağımı sanmıyorum:-)
    Elinize, yüreğinize sağlık…

    • While Travelling dedi ki:

      Merhaba Fikret, sitemi beğenmene çok sevindim. Yuyao çok güzel bir yer özellikle yazımda bahsettiğim müzeyi gezme fırsatı bulursanız bir sürü değerli bilgi öğrenebilirsiniz. Bölgesel farklılıklar çok var, ama bu da işi daha keyifli kılıyor:) meyve festivaline denk gelirseniz gezi şahane olur:) İletişimde kalmak dileği ile şimdiden iyi geziler
      While Travelling recently posted…Travel to Papua New GuineaMy Profile

  • Rumeysa Usca dedi ki:

    Merhabalar,
    Bu yaz Şangay’a gelme imkanı yakaladım, aslına bakarsan Çin’e ilk gelişim. Fırsat bu fırsat dalış yapmak istiyorum, internette dolaşırken senin sayfana ulaştım, anladığım kadarıyla tüplü dalışı sertifikalı olarak yapmıyorsun ama Şangay’da bildiğin bir şey var mıdır bana önerebileceğin?
    Aslında en meşhur dalış noktalarından biri Sangay’da ama ben herhangi bir dalış okuluna ulaşamadım,

    • While Travelling dedi ki:

      Merhaba Rumeysa, hoş geliyosun Şangay’a:) Yalnız bir karışıklık olmuş olabilir, en meşhur dalış noktası Çin değil genelde Filipinler, Bali ve güneydoğu Asya ülkeleridir. Burda toprağın niteliğinden dolayı su kahverengi ve deniz altı yaşamı Şangay’da yok diyebilirim. Bazı su sporları var ama dediğim gibi dalış bunlardan en meşhuru değil. Sertifikalı olarak henüz dalmıyorum, keşif turunu tamamladım, gerisi yakında inşallah:) Burdan Filipinlere geçmeni tavsiye ederim.

  • Aleyna dedi ki:

    Evrim abla yazını okuyamadan bir gün geçiremez oldum.. her gün açıp okuduğum bir alışkanlık oldu. Bu ben ve benim gibi olan insanlara yol gösteren hayat hikayeni, aslında seni tanımak çok güzel:) okudukça kendimi farkediyorum ve yapabileceklerimi hissediyorum. İyiki varsınız!

    • evrim dedi ki:

      Aleyna merhaba, bu güzel yorumun için çok teşekkür ederim, dönüp dönüp tekrar okuyorum:) iyi ki sen de varsın, yaşadıklarımın hayatlar üstünde pozitif etkisi olması amacım ve bunun gerçeğe döndüğünü bilmek harika:) İletişimde kalmak dileği ile yani yazılar yolda.

  • Samet BİLGİLİ dedi ki:

    Merhaba Evrim abla ben nevşehirden bil dil öğrencisiyim. Bu yıl ki dönem ödevim dünyadaki 10 gezgin ben senide seçmek istedim seni seviyorum hayatını anlatmak için bu yazıyı seçtim umarım başarılı olurum şans dile 🙂

  • Aynur Şen dedi ki:

    ilk okuduğum yazınız bu oldu ve çok beğendim emeğinize sağlık 🙂

  • Sedat dedi ki:

    Vietnam daha doğrusu Amerikan savaşını araştırıyordum bu sayede buldum bloğunuzu pekte samimi geldiniz, hayatta başarılar size. Bize de bu ofis ortamında kurtulmak için bir örnek olursunuz umarım 🙂 hoşçakalın..

Samet BİLGİLİ için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CommentLuv badge